Markete Süt Almaya Girip Neden Sepetle Çıkarız?
Akşam eve dönerken yalnızca bir şişe süt almak için markete uğrarsınız. Yarım saat sonra elinizde bisküviler, yeni bir şampuan, indirimdeki deterjan ve aslında hiç ihtiyacınız olmayan bir mutfak gereciyle kasadasınızdır. Süt ise neredeyse unutulmuştur.
Bu deneyim neredeyse herkesin başına gelir ve çoğu zaman kendi iradesizliğimize bağlanır. Oysa marketlerin düzeni, ışıkları, müzikleri ve rafların yerleşimi, alışveriş davranışımızı etkilemek için uzun yıllar boyunca incelenmiş ve geliştirilmiştir. Bu yazıda markette neden planladığımızdan fazlasını aldığımızı adım adım ele alıyoruz.
Süt neden hep en arkada?
Pek çok markette süt, ekmek ve yumurta gibi en sık alınan temel ürünler mağazanın arka tarafına ya da girişten uzak köşelerine yerleştirilir. Bu ürünlere ulaşmak için müşterinin birçok reyonun önünden geçmesi gerekir. Yol boyunca gözüne çarpan her ürün, plansız bir alışveriş için yeni bir fırsattır.
Bunun tek nedeni satışı artırmak olmayabilir. Soğutucu dolapların yerleşimi, depo ve teslimat düzeni gibi lojistik etkenler de ürünlerin yerini belirler. Ancak sonuç çoğu zaman aynıdır: süte ulaşmak için uzun bir yürüyüş yapılır.
Alışveriş sepeti ve arabalar da bu düzenin parçasıdır. Elimizde büyük bir araba olduğunda, içine birkaç ürün koymak çok daha kolay görünür. Boş bir arabanın bize daha fazla ürün almamız gerektiğini düşündürebileceği sık dile getirilir.
Göz hizası ve raf psikolojisi
Raflarda en çok satılması istenen ürünler genellikle göz hizasına konur. Müşteriler çoğunlukla doğrudan karşılarında duran ürünlere bakar ve onları seçer. Daha uygun fiyatlı ya da daha az bilinen markalar ise bazen alt ya da üst raflarda yer alır.
Çocuklara yönelik ürünler için göz hizası farklıdır. Şekerlemeler, renkli ambalajlı gevrekler ve oyuncaklı ürünler çoğu zaman çocukların boyuna uygun alçak raflara yerleştirilir. Bu da ailelerin market gezisi sırasında daha fazla ürün almasına yol açabilir.
Reyonların sonunda yer alan özel stantlar da dikkat çekmek için tasarlanır. Bu stantlarda sergilenen ürünler, indirimde olmasa bile fırsatmış gibi algılanabilir.
Müzik, ışık ve koku
Marketlerde çalan müzik rastgele seçilmeyebilir. Yapılan bazı çalışmalarda yavaş tempolu müziğin müşterilerin daha yavaş yürümesine ve mağazada daha uzun süre kalmasına yol açabildiği gözlenmiştir. Mağazada geçirilen süre arttıkça, sepete giren ürün sayısı da artma eğilimindedir.
Taze ekmek ve kahve kokuları da müşterilerde iyi bir his uyandırabilir. Pek çok markette fırın bölümünün kokusu tüm mağazaya yayılır. Meyve ve sebzelerin girişe yakın yerleştirilmesi de mağazaya taze ve canlı bir ilk izlenim katar.
Aydınlatma da önemlidir. Et ve meyve reyonlarında kullanılan özel ışıklar ürünlerin daha taze ve çekici görünmesine yardım edebilir.
Beynimizin kısa yolları
İnsan beyni günlük hayatta sayısız karar verir ve bu kararları kolaylaştırmak için kısa yollar kullanır. Alışverişte de bu kısa yollar devreye girer. Örneğin üç al iki öde gibi kampanyalar, çoğu zaman gerçekten ihtiyaç olup olmadığını düşünmeden ürün almaya neden olabilir.
Fiyatların 99 ile bitmesi de bilinen bir yöntemdir. 9,99 liralık bir ürün, 10 liralık bir üründen çok daha ucuzmuş gibi algılanabilir. Psikologlar bu durumu, insanların fiyatın ilk rakamına daha fazla odaklanmasıyla açıklar.
Aç karnına alışveriş yapmanın sepeti doldurduğu da sıkça söylenir. Bazı araştırmalar açlığın, yiyecek dışındaki ürünlere yönelik isteği de artırabileceğini öne sürmüştür. Ancak bu konudaki bulguların hepsi aynı yönde değildir.
Kasa önü: Son tuzak
Alışveriş bittiğinde bile market son bir hamle yapar. Kasa önündeki raflarda sakız, çikolata, pil ve küçük atıştırmalıklar gibi ucuz ve anlık alınabilecek ürünler bulunur. Kuyrukta beklerken bu ürünler gözümüzün önünde durur.
Bu ürünler genellikle düşük fiyatlı oldukları için almak büyük bir karar gibi görünmez. Kasa sırasında beklemek, sıkılan çocuklar ve yorgunluk da plansız alışverişi kolaylaştırır. Son yıllarda bazı marketlerin kasa önlerinde daha sağlıklı ürünlere yer vermeye başlaması bu yüzden dikkat çeker.
Online alışverişte de benzer yöntemler kullanılır. Sepete ürün eklendiğinde çıkan bunu alanlar şunları da aldı önerileri, kasa önü raflarının dijital bir karşılığı olarak görülebilir.
Sepeti kontrol altında tutmak
Markette planladığımızdan fazlasını almak her zaman kötü değildir; bazen unutulan bir ihtiyacı hatırlatır. Ancak bütçeyi korumak isteyenler için bazı basit alışkanlıklar yardımcı olabilir. Alışveriş listesi hazırlamak, yalnızca ihtiyaç olan reyonlara gitmek ve tok karnına alışveriş yapmak bunlardan bazılarıdır.
Birkaç ürün için girildiğinde araba yerine el sepeti tercih etmek de alınan ürün sayısını sınırlayabilir. Kampanyalı ürünleri gerçekten kullanıp kullanmayacağını düşünmek de faydalı bir alışkanlıktır.
Sonuçta market düzeni, tüketicinin dikkatini çekmek için tasarlanmış karmaşık bir sistemdir. Bu sistemi tanımak, bir dahaki market ziyaretinde süt şişesine daha kısa yoldan ulaşmanızı sağlayabilir.
Daha fazla bilgi
Süpermarket ya da hipermarket, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamak, mal ve hizmetleri toptan ve perakende satmak üzere tasarlanmış mağazaların genel adıdır.
Sık sorulan sorular
Marketlerde süt neden arkada olur?
Temel ürünlerin arkada olması, müşterinin diğer reyonların önünden geçmesini sağlar. Soğutucu ve depo düzeni gibi lojistik etkenler de rol oynar.
Göz hizasındaki ürünler neden önemlidir?
Müşteriler çoğunlukla karşılarındaki ürünlere bakıp onları seçer. Bu yüzden öne çıkarılmak istenen ürünler göz hizasına konur.
Market müziği alışverişi etkiler mi?
Bazı çalışmalar yavaş tempolu müziğin müşterilerin daha yavaş yürümesine ve mağazada daha uzun kalmasına yol açabildiğini gösteriyor.
Fiyatlar neden 99 ile biter?
İnsanlar fiyatın ilk rakamına daha fazla odaklandığı için 9,99 gibi fiyatlar daha ucuz algılanabilir.
Plansız alışverişten nasıl kaçınılır?
Alışveriş listesi hazırlamak, tok karnına markete gitmek ve az ürün için sepet kullanmak yardımcı olabilir.
Animasyonlu hâlini Keşifora YouTube Shorts'ta izle →


