İnsan Vücudu

Déjà Vu Neden Olur?

· 3 dk okuma · Keşifora Ekibi

Déjà Vu Neden Olur?

Yeni girdiğiniz bir odada, ilk kez konuştuğunuz biriyle ya da sıradan bir sokakta yürürken birden tuhaf bir his gelir: Bu anı daha önce yaşamışsınız gibi. Her şey tanıdıktır, ama nerede ve ne zaman yaşadığınızı bir türlü hatırlayamazsınız. Birkaç saniye sonra bu his kaybolur.

Bu deneyime Fransızca daha önce görülmüş anlamına gelen déjà vu adı verilir. Araştırmalar, insanların büyük çoğunluğunun hayatı boyunca en az bir kez déjà vu yaşadığını gösterir. Peki beynimizde bu sırada neler oluyor? Bu yazıda déjà vu'nun ne olduğunu, bilim insanlarının öne sürdüğü başlıca açıklamaları ve bu deneyim etrafında oluşan efsaneleri ele alıyoruz. Kesin cevabın henüz bulunmadığını da baştan belirtelim.

Déjà vu nedir?

Déjà vu, iki duygunun aynı anda yaşanmasıdır. Bir yandan içinde bulunulan an son derece tanıdık gelir, öte yandan kişi bu anın aslında yeni olduğunu bilir. Bu çelişki, deneyimi tuhaf ve akılda kalıcı kılar.

Déjà vu genellikle çok kısa sürer, çoğu zaman yalnızca birkaç saniye. Kişi genellikle ne olacağını önceden bilmez. Yalnızca o anın tanıdık olduğu hissini yaşar.

Bu terimin bu anlamda ilk kez Fransız araştırmacı Émile Boirac tarafından 19. yüzyılın sonlarında kullanıldığı kabul edilir. O tarihten bu yana psikologlar ve sinir bilimciler bu deneyimi açıklamaya çalışmaktadır.

Bilim ne diyor?

Déjà vu'nun tek ve kesin bir açıklaması henüz yoktur. Bunun önemli bir nedeni, deneyimin önceden tahmin edilememesi ve laboratuvarda kolayca oluşturulamamasıdır. Yine de bilim insanlarının öne sürdüğü birkaç güçlü teori bulunmaktadır.

Hafıza araştırmalarında tanıma iki parçalı bir süreç olarak ele alınır. Bir şeyi hatırlamak, onunla ilgili ayrıntıları geri çağırmaktır. Tanıdıklık ise bir şeyin bilindik geldiği hissidir. Déjà vu'da bu iki sürecin ayrıştığı, yani ayrıntılar hatırlanmadan güçlü bir tanıdıklık hissinin ortaya çıktığı düşünülür.

Öne çıkan teoriler

Teorilerden biri, benzer yapı teorisidir. Buna göre yeni bir ortam, daha önce görülmüş ama unutulmuş bir ortama düzen olarak benzer. Örneğin odadaki eşyaların yerleşimi tanıdık olabilir. Beyin bu benzerliği algılar ama nedenini bilinçli olarak bulamaz ve sonuç tanıdıklık hissi olur.

Psikolog Anne Cleary ve meslektaşlarının yaptığı sanal ortam deneyleri bu fikri destekleyen bulgular sunmuştur. Katılımcılar, daha önce gördükleri sahnelere düzen olarak benzeyen yeni sahnelerde daha sık déjà vu benzeri hisler bildirmiştir.

Bir başka teori, dikkatle ilgilidir. Kişi bir ortamı önce dikkatsizce, kısa bir an için algılar, hemen ardından tam dikkatle yeniden algıladığında bu ikinci algı tanıdık gelir. Bu durumda tanıdıklığın kaynağı, birkaç saniye önceki fark edilmemiş algıdır.

Bazı araştırmacılar ise déjà vu'yu beynin kendi hafıza sistemini kontrol ettiği bir an olarak yorumlar. Bu görüşe göre beyin, bir hata fark ettiğinde bunu bilinçli bir uyarı gibi hissettirir. Bu yorum da henüz kesinleşmiş değildir ve araştırılmaya devam etmektedir.

Temporal lob ve epilepsi

Déjà vu ile beyin arasındaki ilişkiye dair en somut ipuçlarından biri, temporal lob epilepsisinden gelir. Bu tür epilepsisi olan bazı kişiler, nöbet başlamadan hemen önce déjà vu benzeri bir his yaşadığını bildirir.

Temporal lob, hafıza ve tanıma ile ilişkili hipokampus gibi yapıları içerir. Bu bölgelerin elektriksel olarak uyarıldığı bazı çalışmalarda da déjà vu benzeri deneyimler bildirilmiştir. Bu bulgular, déjà vu'nun beynin bu bölgelerindeki etkinlikle bağlantılı olduğunu düşündürür.

Ancak sağlıklı insanların zaman zaman yaşadığı déjà vu, bir hastalık belirtisi değildir. Yalnızca çok sık yaşanan, başka belirtilerle birlikte görülen ya da bilinç kaybıyla ilişkili deneyimler için bir sağlık profesyoneline danışmak önerilir.

Kimler daha sık yaşar?

Araştırmalar, déjà vu'nun gençlerde ve genç yetişkinlerde daha sık görüldüğünü, yaş ilerledikçe azaldığını göstermektedir. Bunun nedeni tam olarak bilinmemektedir.

Çok seyahat eden, eğitim düzeyi yüksek olan veya rüyalarını sık hatırlayan kişilerin déjà vu'yu daha sık bildirdiğine dair bulgular da vardır. Bu kişiler daha çeşitli ortamlarla karşılaştığı için benzerlik yakalama olasılığının arttığı düşünülebilir. Yorgunluk ve stres de bazı çalışmalarda déjà vu sıklığıyla ilişkilendirilmiştir.

Yaygın efsaneler

Déjà vu, popüler kültürde sıkça geçmiş yaşamların, paralel evrenlerin ya da geleceği önceden görmenin işareti olarak yorumlanır. Ancak bu iddiaları destekleyen bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır.

Filmlerde déjà vu bazen bir sistem hatası ya da gerçekliğin bozulduğunu gösteren bir ipucu olarak kullanılır. Bu anlatımlar eğlenceli olsa da bilim insanları déjà vu'yu beynin hafıza ve tanıma sistemleriyle açıklamaya çalışır.

Déjà vu'ya benzeyen başka deneyimler de vardır. Jamais vu, tanıdık bir şeyin birden yabancı gelmesidir. Örneğin çok bildiğiniz bir kelimeyi tekrar tekrar yazdığınızda yabancılaşması bu duruma örnek gösterilir.

Daha fazla bilgi

Déjà vu, yaşanılan bir olayı daha önceden yaşamışlık veya görülen bir yeri daha önceden görmüş olma duygusu. Anı daha önceden yaşamışlık hâlidir. Fransızca; déjà ve voir (görmek) kelimelerinden oluşmaktadır.

Sık sorulan sorular

Déjà vu ne anlama gelir?

Fransızca daha önce görülmüş anlamına gelir. Yeni bir anı daha önce yaşamış gibi hissetme deneyimini tanımlar.

Déjà vu bir hastalık belirtisi midir?

Sağlıklı insanlarda ara sıra görülen déjà vu normal kabul edilir. Çok sık ya da başka belirtilerle birlikte yaşanıyorsa bir sağlık profesyoneline danışmak önerilir.

Déjà vu en çok hangi yaşta görülür?

Araştırmalar déjà vu'nun gençlerde ve genç yetişkinlerde daha sık görüldüğünü, yaşla birlikte azaldığını gösterir.

Jamais vu nedir?

Tanıdık bir şeyin birden yabancı ve yeni gibi gelmesidir. Déjà vu'nun bir tür tersi olarak tanımlanır.

Déjà vu geleceği görmek midir?

Hayır. Déjà vu'nun geleceği önceden görmekle ilgili olduğuna dair bilimsel bir kanıt yoktur.

Paylaş: WhatsApp X Facebook Telegram
Bu konunun 1 dakikalık videosu
Animasyonlu hâlini Keşifora YouTube Shorts'ta izle →

İlgili yazılar